Kategori arşivi: Amiga

Geriye kalan Türk oyun ve modifikasyonları

Geçtiğimiz günlerde Dinozorus, Paranın Kokusu ve the Muhtar oyunlarını bu blog’da inceledim ve disk imajlarını yerleştirdim. (şuraya tıklayarak hepsini görebilirsiniz)

Fakat hala eksikler var. Bu oyunların ekran görüntüleri olduğuna göre disk imajlarının internete düşmüş olduğunu tahmin ediyorum ama henüz ulaşamadım. Elinde bu oyunlar varsa lütfen benle temasa geçsin.

asterix
Asterix, Bu da okey gibi görünüp kaybolanlardan…

sf2i
Bence en nadide parça bu, yine Bronx’tan Street fighter II crack’i. İstanbul Kız Kulesi arka planda, ön planda rakı balık yok, martılar yerine yumruklar uçuşuyor. Grafikler tabiiki Turbo’dan (Tunç Dindaş).

kickoff2
Son olarak Kick Off 2’nin tam Türkçesi. Bunu baştan yapmak sabır ister, hazır yapılmışı varken bu diskin de imajı olsa güzel olurdu. Ayrıca 1500×1500 pixel boyutunda orjinal kutusunun scani de olmalı, ne oldu hala yok mu? ha? ha?

Eheh, eğer elinizde bu oyunlar varsa lütfen bana da bir kopya gönderin (ya da gözümün önünde olup görmüyor da olabilirim, bir url ile hatırlatırsanız sevinirim).

Bronx’tan 1993 tarihli Public Domain oyun: the Muhtar

“Hele muhtaa, şunlara bi höt devey yav!”

Sözüyle açılan oyun basit bir zamana karşı yarış oyunu. Oyun Public Domain, yine de oyunu yapanlar desteğinizi görmek istiyorlar. Oyun içindeki adrese bir adet boş floppy göndermeniz gerekiyor 😀

003

Oyunun amacı süre bitmeden önce ekrandaki eşyaları toplamak. Oyunda herhangi bir düşman yok, ama kontroller çok akıcı değil bu sebepten vakit kaybetmek işten bile değil. Grafikleri yine Tunç Dindaş çizmiş, müzikler yine Tolga Meriç’e ait. Oyunu kodlayan kişinin adını bilmiyorum, fakat Expert takma adını kullanıyor.

Oyun joystick ile oynanıyor. Fakat oyun zamanı standart amigalara göre ayarlı. Yani hızlı bir amigada oyun hızlanıyor saniyeler daha kısa sürüyor daha da zorlaşıyor yani.

Youtube videosu şurada:

Oyunu indirip oynamak isteyenler aşağıya tıklayarak indirebilir. Unutmayın, bu oyun standard bir amiga 500’de kickstart 1.3 ile oynanmalı, aksi takdirde oyunun hızı farklı olabilir.

Download Muhtar ADF

001

Uğur Özyılmazel’den Dinozorus github’da!

dino-12

Tolga Abi’nin popüler olduğu 90’lı yılların sonunda, Hugo’ya alternatif olarak Dinozorus isminde bir oyun/yarışma vardı. ATV’de yayınlanan, katılanların ekrandan izleyip telefonun tuşlarına basarak oynadığı bir oyun/tvprogramı idi bu. Elbette meraksız insanlarla dolu bir ülke olduğundan, oyunun yazarının burnumuzun dibinde yıllardır duran, birsürü hikaye anlattığı halde bunu es geçmiş olan Uğur Özyılmazel, nam-ı diğer “Vigo” olduğunu bilmiyorduk. Uğur geçtiğimiz aylarda, bir sosyal sorumluluk projesi yürütür gibi, dinozorus’un kaynak kodlarını (ve oynanabilir adf imajlarını) github’a koydu.

Bu makaleye başlamadan önce oyunu oynamaya çalıştım (çok zor, ezberlemek gerek) sonra kaynak kodlarına baktım. İçinde almanca yorumlar bulunan bir bölüm vardı, “phonopulse” gibi şeyler yazıyordu. Aklım hemen telefon tuşlarının çıkarttığı sesi yön komutlarına çeviren bir kısım sandım ve Uğur’a mesaj atıp bu konuyu sordum. Sonra konu konuyu açtı sorular bitmek bilmedi.

source_Screenshot_4

Görünüşe göre, benim elbette unutmuş olduğum (böyle bir lanet var üzerimde–blog’un adı bu sebeple böyle), daha eski bir dinozorus varmış. İlk dinozorus hakkında pek bilgi edinemedim, fakat Uğur’un yaptığı aslında devam oyunu. Tolga Meriç (max) ve Uğur, o zamanlar popüler olan 900’lü hatlardan alo bilgi (sonra bilgi üniversitesi oldu) servislerinde çalışıyorlarmış. Ya birşeyler yapsak da voleyi vursak diye düşünürlerken Dinozorus işi gelmiş akıllarına.

Oyunu yazarken acaba telefondaki tuş seslerini nasıl oyuna yön tuşu olarak tanıtırız diye geziniyorlarmış. O zamanın Kadıköy Yazıcıoğlu İş Hanı’nda küçük bir köşe dükkan olan Probe elektronik’ten Lütfi (Birses) ve Levent abi’ye danışmışlar. “Abi nasıl yaparız, seri port mu paralel port mu kullancaz?” diye, Lütfi Birses onlara telefon sesini joystick hareketlerine çeviren bir aparat yapmış. Bu aparatı joystick portuna bağlayarak tuş sinyallerini normal bir joystick olarak tanıtmışlar.

dino-09

Oyunda Salih Memecan tarafından çizilmiş karaklerler bulunuyor. Başroldeki çocuk “Pisagor”, kaykayıyla tuhaf bir mekanda, -tapınak ile mağara arası bir yer- ilerleyerek baloncuklar içinde sıkışmış tavşanları kurtarıyor. İlerledikçe karikatürize dinozorlar saldırıyor, onları savuşturduktan sonra yine bir baloncuğun içine sıkışmış bir kızı kurtarıp “Bu iş bukadarus” diyerek oyun son buluyor. Oyunun hikayesini Uğur’a sorduğumda “bir hikayesi var ama ben bile net hatırlamıyorum” demekle yetindi. Bunun üzerine Tolga (‘max’) Meriç ile bağlantıya geçtim. Tolga oyunun müzik ve seslerini yapmış. Oyunun hikayesinin hugo’ya benzer şekilde, pisagor’un güzel kızı kötü büyücünün elinden kurtardığı ile ilgili olduğunu söyledi ama o da tam hatırlamadığını ekledi. Fakat konunun ve karakterlerin Salih Memecan’a ait olduğunu da belirtti.

Hikayeyi hatırlayan olmasa da, oyun o zamanlar o kadar popüler olmuştu ki, dergisi bile çıktı. Bu dergiler hala ikinci el sitelerinde satılıyor.

dddScreenshot_4

Son olarak seslendirmeyle ilgili soruma da Tolga yanıt verdi, pisagor’un seslendirmesini Çiçek Dilligil’in yaptığını söyledi.

Şimdilik bu kadar, devamı gelecek. Bu arada oyunu oynamak için kaynak kodu ve disk imajlarına github’dan ulaşabilirsiniz:
https://github.com/vigo/dinozorus

dino-05

Kaynak kodu ilginizi çekmiyorsa disketleri direkt linkledim: disk 1 Disk 2

Paranın Kokusu (Amiga-1992) bulundu!

index

10 yılı aşkındır sürdürdüğüm “Türk Oyunlarını Gün Işığına Çıkarma” çabalarım sırasında (yanlış anlaşılmasın, her birini kendim bulmak gibi bir amacım yok, ama sağa sola baskı yapmak, kimlerde var öğrenmek, elinde disket olanların bunun imajlarını almaları konusunda yardımcı olma çabalarım var) öğrendiğim birşey varsa, kimse doğru düzgün bir arşiv tutmamış 😀

Şöyle ki, 10 yıldır forumlarda konuştuğumuz disketin, kılavuz ve kutusunun fotografının bile bulunduğu oyunun imajı bir türlü internete düşmüyor. Sonunda biraz da güzel bir tesadüf sonucunda, “Paranın Kokusu” sevgili arkadaşım ve eski bir öğrencim olan Tolga Altuğ tarafından bana gönderildi. Oyunu yıllar önce bulup bana ayırmıştı, gidip alma imkanım olmamıştı, yıllar boyu bu oyunu benim için tuttuğu için teşekkür ederim. Kaldı ki kendisi de tıpkı bizim gibi bir koleksiyoner, ya da bazılarının tabir ettiği gibi “çöp ev sahibi”. Elinde bazı commodore64 kartuşları falan var, satıyor, ilgilenenler web sayfasını kontrol etsin: http://catidanesyalar.blogspot.com.tr/

Sonunda evini kapattığı için oyunu bana kargoladı ve “Paranın Kokusu” nihayet elime geçti. Elbette kutunun durumu pek iyi değil, fakat disket, kılavuz ve kod kartonu görsel olarak çok iyi durumda saklanmış. Bu yoklukta kutunun tek parça halinde olması bile benim için fazlası ile mutluluk verici.

Elbette ek materyaller önemli ama asıl olay oyunun çalışıp çalışmayacağıydı. Evde ev ahalisi varken çalışmak kolay olmadığı için oyunu gözlerden uzak bir yerde birkaçgün sakladıktan sonra, bir gece yarısı zaten salonda yarı kurulu halde bekleyen amiga 500’ümü, Gökçe Bozkurt’un 7DX’de çok hasta olduğu için erken ayrılmak zorunda kaldığı fakat demo gösterimi için geride bırakmak zorunda kaldığı gotek external floppy sürücüsünü ayarlayarak işe başladım.

Bu tür hassas işleri yapmak beni sinirli yapıyor artık. Elimdeki disketin büyük olasılıkla ortalıkta gezen 2-3 disketten biri olduğunu ve bunu 30 yıllık bir floppy sürücüye takacağımı düşünerek, nasıl riski aza indirebilirim diye bir süre düşündüm. Bu sebepten önce birkaç farklı disketi elimdeki a500 internal, external ve gotek external sürücülerde gezdirip imaj alarak drive’ların zorlu şartlarda disketi bozmayacağından, okuma problemi yaratmayacağından emin oldum. Bu sırada GARY çipimin hala yerinde sağlam durmadığını farkettim mesela. Yeni bir a500+ anakarta ihtiyacım var.

Sonunda paranın kokusu disketini güvenle sürücüme takabileceğime emin olduğumda hemen X-copy’i disketten yükledim ve “Paranın Kokusu”‘nu DF0:’dan gotek external sürücüye “doscopy” kullanarak attım. Başta çok iyi başladı, ilk 50 track tertemiz kopyalandıktan sonra, bir anda kırmızı hata kodları görünmeye başladı. İşin tuhaf tarafı belirli bir track’den sonra pek de normal görünmeyen 1 ve 2 numaralı hata kodları görünüyordu. Bu bozuk bir disketi gösterebileceği gibi farklı formatta yazılmış trackleri de işaret edebilirdi. Tabiiki o dönemde yazılmış tüm oyunların amos ya da blitz ile kodlandığını düşündüğüm için bunun pek olası olmadığını tahmin etmekteydim. Bir hüzün içimi kaplamıştı.

Oyunu birkaç farklı şekilde adf haline getirdikten sonra, nihayet disketi boot etmeye karar verdim. Dikkat edin, ne olur ne olmaz diye disketi çalıştırmadan önce imajını almaya çalışmıştım.

inbdex

index

Ve enteresan şekilde yüklemenin sorunsuz başladığını gördüm. Oyunun intro ekranı çok havalıydı, ses sentezlenmiş, oyunu yapanların, Programcı Can Gürcan, Ses/Müzik xx ve Grafikler Tunç Dindaş’ın isimleri tek tek söyleniyor, geçişler bir cam kırılma animasyonu ile süsleniyordu. Ayrıca PROMEDYA ismindeki firma grafiği de gruba karşı bir manzara üzerine EHB modunda yavaşça kayarak oturuyordu. Bütün bu animasyonlar, matrix-vari bir yeşil ekran super PC havasındaki dos mesajları ile yüklenip decrunch ediliyordu.

Fakat intro geçildikten sonra bu fiyakalı dos ekranında elimdeki disketin kopya disket olduğu ve dükkana gidip orjinalini satın almam gerektiği hatırlatılarak oyun duruyordu. Elbetteki disket orjinaldi, malesef ilgili trackler bozulmuştu.

inbnmdex

Oyunun buna nasıl karar verdiğini anlamak için UAE’ye geçtim. Ve görünüşe göre oyun disketin 82 numaralı track’ini okumaya çalıştığını ve başaramayıp oyunun kopya olduğuna kanaat getirdiğini farkettim. Elbette disket bozulmuş ve yanılıyor da olabilirim ama, 82 track numarası amiganın kopya koruma konusundaki standard yöntemlerinden biriydi: amiga floppy sürücüler 0-79 track çalışmak için sipariş edilmiştir. Buna karşın hepsinin 80 ve 81 numaralı track’i okuyup yazabilmesi mümkündür. Fakat 82 numaralı track’e uzandığımız zaman, yazma kafasının o bölgeye sağlıklı işlem yapamaması, diğer taraftan okuma kafasının buraya ucu ucuna uzanarak okuma yapabilmesidir. Yani birçok amiga sürücüsü 82 numaralı trackten okuyabilir, fakat bunu yazmaya geldiğimizde bunu başaramayacaktır. Dolayısı ile disketin kopyasını aldığınızda 0-82 track okuyacak ve 0-81 track yazılacak 82 numaralı track boş kalacak ve kopyalama engellenmiş olacak. Ayrıca birçok programda 82 numaralı track okunmaya bile kalkmaz (örneğin X-Copy), ilk 81 track vardır sadece seçeneklerde.

Malesef bu track elimdeki orjinalde de bozuk olduğu için kopyalamanın anlamı olmasa da, mümkünse disk üzerindeki verinin bozuk da olsa, tamamını depolamak adına 82 numaralı track’i yedeklemek şarttı.

Bu durumda yıllar önce “aabi bak bu 82 track okuyor” diye kullanmaya başladığımız ama sonra hemen x-copy’e geri döndüğümüz d-copy aklıma geldi. Dcopy ile disketi başka disketlere, gotek floppy sürücüsüne (83 track yazabilir mi emin değilim) ve DMS olarak dosya halinde yedekledim.

Elbette işin en doğrusu kryoflux kullanmak ama şimdilik elde bu yöntemler var.

Şimdilik bu adf dosyası burada:
Pananın Kokusu (adf)

Bu mesajı düzenleyebileceğim bir vakit olmadığı için hızlıca yazarak kontrol etmeden yayınlamak zorunda kaldım, elbette diskin düzgün çalışmaması da biraz hevesimi kırdı. Oyunu aramayı sürdürmeliyiz, ama şimdilik bu imaj elimizdeki en iyi şey.

1. Can Gürcan ile nasıl kontak kurabiliriz acaba? Tanıyan var mı?
2. Elinde bu oyundan olan var mı?
3. Gotek 83 track imaj yazabiliyor mu bilen var mı?

Morali yüksek tutalım, iyi günler.

Vefa Lök’ten Osmanlıca ve Crack

osman_2

Vefa Lök ile iritibata geçtikten sonra nette sürekli değişen adresi sebebiyle tüm vefa lök arşivini sitemde taşıyordum ve çok ağırdan da olsa şifre koruması olan yazılımları tek tek kırıyordum. Bu işe bir süre ara vermiştim, Dragon’s Breath Türkçesi moralimi bozduğu için. Dragon’s Breath sadece yazılım değil, donanımdan korunuyor, bu sebepten bir kopyasını adf haline getiremiyorsunuz, teknik kapasitem henüz Dragon’s Breath’i kırmama yeterli olmadı, donanımla ilgilenen arkadaşların mfm hakkındaki bilgilerini toplamam gerekiyor. Ya da kryoflux almam gerekiyor. Fakat bu arada Osmanlıca tekrar gündeme geldi. Tayko’nun osmanlıca çıkışına anlam veremesem de, konu üzerine bu programın ortaya çıkmaı tesadüf değil elbette.

Sonuçta, yarısını kırmış olduğum Osmanlıca disketini kırmayı tamamlamaya karar verdim. Hikayenin bir kısmını retrojen forumlarında anlattım, ama buraya bıraktığım bir iki detay var, anlatalım:
Vefa Lök’ten Osmanlıca ve Crack yazısına devam et

Vefa Lök yapımı Zeka Kutusu Kırılmış Sürümü…

Zeka Kutusu Amiga

Biliyorsunuz ki -bu aralar pek bununla uğraşmasam da- yıllardan beri süre gelen bir projem var ve bunun sonucu olarak 8 ve 16bit zamanından kalma türk yazılımlarının peşine koşuyorum. En güzelleri amiga yazılımları tabiiki, onların arasında da büyük yeri vefa lök arşivi tutuyor. Daha önce Vefa Lök, tüm arşivini internete açmış ve bana da sitemde bir kopya tutma iznini vermişti, ben de bu durumu önceki bir blog mesajımda duyurmuştum (ilgili mesaj halen burada ve neredeyse tüm vefa lök yazılımları bulunuyor). Sorun şu ki tüm yazılımlar orjinal haliyle DMS imajları biçminde durdukları için çoğunun kopya koruması olduğu gibi duruyor. O blog mesajında bazı oyunların kopya korumalarını geçmek için gerekli kodları da yazmıştım. Bugünün üşengeç emülatör kullanıcıları için pek de kabul görmeyen bir metod.

Bugün, Codetapper tarafından kırılmış olarak Zeka Kutusu’na rast geldim ve siteye ekliyorum. Aşağıddaki linke tıklayarak indirebilirsiniz.
İndir – Zeka Kutusu Cracked ADF

Amiga500, A590 ve iOmega Zip 100 drive

Geçen hafta bir yığın floppy sürücü arasında fırlatılmış olan zip drive’ın arkasındaki SCSI portunu görünce keyfe geldim. Hemen kaptım eve getirdim. Ama bu Zip’in özelliği beyaz olmasıydı. Hatta daha da güzeli, bej olmasıydı. Hatta daha daha da güzeli, ulen tam amiga ile aynı tonda olmasıydı be 🙂

Hepsi aynı renk oldu
iOmega Zip Sürücü, monitör, amiga, cdromlar, a590 aynı renk

Tamam itiraf ediyorum, ilk defa gördüm beyaz bir zip drive. Üreticisi Epson ama geri kalan herşeyi iomega. Neyse, evde bir Paralel Zip drive’ım vardı, bunu amigaya takmak biraz hacking gerektirdiği için hiç uğraşmamıştım. Birgün elbet scsi düşer diye beklemeye geçmiştim, ve düştü işte! Fakat ne kablo ne adaptörü yoktu, bu sebepten nasıl bağlıyacağımı bilmiyordum. Eve geldim, A590’ıma daisychain takılı olan iki adet scsi cdrom’dan birini söktüm, kabloyu zipdrive’a taktım, makineyi açınca birde baktım ışıkları kıpırdıyor. Keyif, keyif…

Sonra makineyi tanıtmak için hemen HDtoolbox’ı açtım, neyseki o da hemen gördü aygıtı “Unknown” olarak. “Change Drive Type”, “Add new” yapıp “Read from device” tıklayınca (sadece küçük önemsiz bir uyarı vererek) aygıtı okudu ve restarttan sonra kullanıma açılmış oldu.

Ben bu sürücüyü PC’den dosya aktarmak için kullanacağım için elimde olan iki adet zip disketinin birini FAT olarak formatladım, diğerini ise denemek için amiga üzerinde yeniden partition yaparak FFS olarak formatladım. Her iki biçimde de hiç sorunsuz olarak kullanılabiliyor.

Cross-DOS Zip Drive
MSDOS formatlı bir Zip Disketi

Fakat bir Zip drive’ı FAT olarak kullanmak isterseniz Devs:mountlist dosyanıza şu girdiyi eklemek gerekiyor:

PC0C:
Device= scsi.device
Unit= 6
FileSystem = L:CrossDOSFileSystem
Flags= 0
Surfaces= 1
BlocksPerTrack= 1
SectorsPerBlock = 1
SectorSize = 512
Mask = 0x7ffffffe
MaxTransfer = 0x100000
Reserved = 0
Interleave = 0
LowCyl = 0
HighCyl = 196607
Buffers = 5
BufMemType = 0
StackSize = 2000
Priority = 10
GlobVec = -1
DosType = 0x4d534800
#

Eğer Diskte iki partition varsa diğerini görmek için PC0D: yapmak gerekiyor. Ayrıca aygıtınızın ID numarası 5 ya da 6 olabilir, onu da uygun şekilde “Unit=” kısmından düzenleyin.

Bir dipnot, CrossDos OS3.0’dan itibaren var, eğer OS2.1 kullanıyorsanız crossdos yerine MessyFileSystem kullanmayı deneyebilirsiniz. A500’e OS3.1 nasıl oluyor derseniz, bir arkadaşınızdan rica ediyorsunuz ve size a600 için yazılmış olan OS3.1’in 16bit versionunu, yani V40.63’ü yazıyor, alıp amiganıza takıyorsunuz.

Eğer Crossdos yoksa pc’ye taktığınız Zip sürücünüzü Winuae FFS olarak kullanabilirsiniz.

Mutlu kardeşler
Mutlu kardeşler

Zip drive’lar ikinci el bulunabiliyor, hatta usb versionu da mevcut olduğundan disketleri hala satılıyor. Bol şans 🙂

Not. Hiç bilmeyenler, zip mi? unzip yapsak? rar kullansak falan diyenler varsa, iomega zip drive ile zip formatında paketlenmiş dosyalar arasında hiçbir alaka olmadığını söylemeliyim. iomega Zip Drive, aslında yüksek kapasiteli bir Floppy Disket Sürücüsü. Her disket 100MB (95MB) veri depolayabiliyor. Okuma hızı dakikada 60MB. Amiga’da tüm floppy disketler sürücü gerektirmeden tanındığı için tak-çalıştır şekilde çalışıyor. Fakat amigada bu sürücüleri kullanmak için bir scsi karta ihtiyacınız var, GVP scsi ya da a590 işinizi görecektir.

Frontier First Encounters

İlk karşılaşma

Bu blog’u yeni yetişen bilgisayar oyuncularının da ara sıra takip ettiğini biliyorum. Bugün unutmadan, bu kitleye eski bir fenomeni anlatma kararı aldım.

(ps. Bu makale karalama şeklinde yazıldığı için imla hataları ve cümle düşüklükleri bulunabilir. Zaman içinde makale geliştirilecektir. Ayda bir kontrol etmenizi tavsiye ederim.)

Neyse, buyrun okuyun:
Frontier First Encounters yazısına devam et

Hyperion yeni amiga’yı duyurdu..

Hyperion son yıllarda uğraştığı tüm davalardan temiz çıkınca hemen yeni bir amiga üretmeye soyundu.

http://a-eon.com/6.html

ilk çıkan amiga modeli A1000’e gönderme yapan yeni X1000’in özellikleri lafına güvendiğim arkadaşların deyimiyle “ama ucmus ibneler, fantastik kurgu gibi”.

Fakat ben bu kadar kötümser değilim. Hyperion bayağı temizledi kendini, çalışkan bir firma, krizden de çıkmak istiyor. Eğer farklı bütçelere uygun seçenekler sunabilirlerse, güncelleme günümüzün geleneklerine uygun olarak haftalık update’ler şeklinde ilerlerse, donanımı her yıl yenileyebilirlerse, yazılım desteği “desteklenir” ise, browser ve mediaplayer olarak eksiksiz olabilirse, şık görünürse ve uçuk bir fiyata sahip olmazsa amiga x1000’in şansı bence var.

Neyse bekleyip görelim.