Sevdiğim amiga oyunları: Bölüm 1

Sürekli ve sürekli olarak retro severler soruyorlar, amiga ama hangi oyun? Evet artık oynamıyoruz ama çocukluğumuzda deli gibi oynadığımız için aklımızdan çıkmayan oyunlar vardır. O stressiz günleri hatırlamak bile bir rahatlama kaynağı olduğu için bir bir anlatmaya karar verdim bu oyunları. Hatta bu yazılar için özel bir kategori açtım, sağdaki listeden “Retro Oyun Makaleleri” isimli başlığa tıklarsanız tüm listeyi görebileceksiniz. Eğer önerileriniz varsa ya da siz de sevdiğiniz bir oyun hakkında makale yazdınız ise linkinizi yorum olarak eklemeyi unutmayın.

Bir sırayı takip etmekten ziyade, rastgele bir oyundan başlayacağım. Buyrun bakalım:

Stunt Car Racer

Oyun elimize geçtiğinde bir yazdı. Sanırım üniversiteye başladığımız ilk yazdı, ya da yeni başlayacaktık. Yani yıl 1992 ya da 1993’tü. Ailem yine almanyada olduğu için, Olcay, Barış, Alp ve ben bizim evde kamp kurmuştuk. O yazın büyük bölümü stunt car racer’da ustalaşarak geçirdik.

Stunt Car, yüksek bir platformun tepesinde, bariyerler olmadan yarışma üzerine kurulu bir oyun. Farklı pistlerde atlamalar ve virajları (çok çalışarak) geçerek turları tamamlamak gerekiyor. Oyun her durumda iki kişi ile oynanıyor. İkinci kişiyi bilgisayar da yönetebiliyor, dilerseniz null kablo üzerinden bağlantı kurup ikinci oyuncu olarak arkadaşınızı direksiyona oturtabiliyorsunuz.

Oyun amigada az rastlanır şekilde *hızlı* vektör grafikler içeriyordu. O zamana kadar (Robocop 3 ve Epic henüz elimize geçmemişti) doğru düzgün bir vektör-3D oyun görmemiştik. Fakat stunt car’ın tarafımızdan keşfi öyle aniden olmadı. Önce ben tek başıma arada oynuyordum. Sonraki günler kickoff oynamaya ara vermeye başlamıştık ki, ben stunt car’ı null network’den oynamayı önerdim. Olcay’ın a600’ü ile benim 500’ü bağlayınca oyunda deli gibi bir kapışma ortamı bulduk.

Stunt car racer, iki kişi oynanınca parlayan oyunlardan. Arabanızı engelleri aşacak şekilde kontrol etmeye çalışırken (bu arada arabanıza hasar verecek sert düşüşlerden de kaçınmalısınız) arkadaşınızın da sizi aşağıya itmemesi için çaba göstermeniz gerekiyor.

Sonuç olarak, amiganın en iyi yarış oyunlarından biri. Ayrıca bu oyun ZX Spectrum’a ünlü coder Pete Cooke tarafından büyük bir ustalıkla aktarıldığını da ekleyerek bitirelim bu girdiyi.

Son olarak yararlı linkler:
http://en.wikipedia.org/wiki/Stunt_Car_Racer
http://www.classicamiga.com/content/view/3212/96/

Adf aktarım sorununa kökten çözüm

commodore.gen.tr’deki hamarat arkadaşımız Tolga, neredeyde bir ay içerisinde, tek başına floppy emülatörü yaptı. Artık SD’kartlara yüklediğimiz disk imajlarını amigamızın external floppy girişinden bağladığımız bir aygıt sayesinde okuyabiliyoruz.

Böylece internetten arakladığımız tüm korsan adf dosyalarını doğrudan amigada çalıştırabileceğiz (eh, tam “doğrudan” sayılmaz, şimdilik .adf ara bir formata dönüştürülüyor ama bu işlem bir saniye bile almıyor).

Buyrun, Tolga’nın henüz fiyakalı bir isim vermediği projenin çalışan prototip videosu:

Yeni laptop, yeni blog

Bir sürü, küçük küçük, önemsiz ama önemli şeyler oluyor sürekli. Bunları bir bir kaybettiğimi farkettim. Bir bir unutuyorum, ya da önemsizleşiyorlar. Halbuki ilk başıma geldiğinde ne kadar heyecanlı oluyorum bu olaylar karşısında. İşte bu blog, unutmalarıma karşı gösterdiğim bir tepki. Her türlü ıvır zıvır’ı buraya yığacağım, öncelikle kendim için, ayrıca paylaşmayı sevdiğim için.

Hemen ilk girdimi yapayım o zaman:

Halk çocuğu MSI, burjuva Dell'e karşı…

Eve giren ikinci laptop MSI V330X-TR11. 13 inç ekran, 2ghz amd işlemci, 1.5GB ram, 80gb HDD ve wireless özellikleriyle ofis ihtiyaçları için tasarlanmış, hafif (2kg) bir diz üstü bilgisayar. Bunu daha çok Dilek kullanacak, şimdiden işlerini organize edebildiği için mutlu oldu. Bu laptop şimdiden fanatik kitlesini oluşturmuş durumda çünkü taksitli fiyatı 650ytl yani yaklaşık 320€. Makine elime geçer geçmez hemen windowsXP kurdum ve tüm aygıtları sorunsuzca tanıtabildim (yanında gelen cd ile). Service Pack 3’e upgrade ettiğimde zaten birçok aygıtın WHQL’e girdiğini de gördüm. Ayrıca kutudan powerDVD süitinin lisanslı sürümü de çıktı. V330x, kutusunu açtığım andan itibaren bana hiç sorun çıkarmayarak beni bayağı şaşırttı. Tavsiye ediyorum.

Before I forget: Vintage thoughts